Kitap/Düşün/Sanat/ Sayfa Editörü: Erinç BÜYÜKAŞIK

Bilimkurgunun Sıfır Noktası Frankenstein ya da Modern Prometheus/Emrecan DOĞAN

Siberpunk, bilimkurgunun yüksek teknolojiyle düşük hayat standartlarını harmanlayan bir alt türüdür. Bu alt türün ilk örneğini veren kişi ve eser hala daha tartışmalara neden olsa da türün ilk eserini William Gibson’ın Necromancer adlı eseriyle verildiği kabul edilir.

Devamını Okuyun

Bir Trajedinin Romanı: Notre Dame de Paris ve Quasimodo/Enver KARAHAN

Victor Hugo’nun Notre Dame’ın kamburu kitabını yazmasındaki tetikleyici nedenin Notre Dame’ı ziyaret ettiği ve her yanını dolaştığı bir sırada kulelerden birinin karanlık bir köşesinde duvara elle kazınmış ‘Kader’ sözcüğünü farketmesi olduğunu söylüyordu.

Devamını Okuyun

Papirüs Yazıları-Metin Eloğlu Şiirinde İroni ve İmgesellik Üstüne Değinmeler/Erinç BÜYÜKAŞIK

Eloğlu şiirinde renklerin temsili açısından da benzer bir imgesel söyleyişten söz etmek mümkündür. Kuşkusuz bu durum şiirin edebiyatımızdaki tarihsel serüveninde “şiirdeki müzik”in yok sayılmadığı bir şair evreninin de somut hâli gibidir.

Devamını Okuyun

Gündelik Hayatta Kadınlığın İzleri: Melahat Hanımın Düzenli Yaşamı Merve ÇOPUROĞLU

Peride Celal’in Melahat Hanımın Düzenli Yaşamı (1) isimli öykü kitabı ilk defa 1999 yılında basılmış. Peride Celal hayatta olduğu süre boyunca geçinebilmek için her gün öykü yazmış bir kadın yazar.

Devamını Okuyun

Edebiyat Kuramlarına Bakış ve Eleştiri / Fatih Oto

Platon, felsefesini aşkın bir bilgi kuramı (epistemoloji) üzerine kurar. Ölümsüz ruh bilginin de taşıyıcısıdır. Bilginin kaynağını madde ötesinde tümel bir yapı olarak görür.

Devamını Okuyun

Modern Bir Mitolojik Mekan: Terapi Odası/Gökhan Özcan, Uzman Psikolog

Yaşama anlam veren bir mitolojik öykü ve bu öykünün hatırlanmasını sağlayan ritüeller, yakın zamanlara dek, topluluk içindeki bireyin bütün kalmasının koşulunu sağlarken; modern birey artık bu imkandan mahrum bir vaziyette kendi öznel yaşamının mitolojisini ve ritüellerini kendisi keşfetmek ve yapmak zorundadır.

Devamını Okuyun

Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley/Ruhşen Doğan NAR (Distopik Okumalar)

Distopik yazarların tıpkı diğer bilimkurgu yazarlarında görüldüğü üzere geleceği öngörme gayreti taşıdığı bir gerçektir. Ancak prizmatik bir bakışla incelersek bir diğer gerçek de tahminin gerçekleşmesi muhtemel senaryoları ortaya koyarak önleme imkânı tanımasıdır.

Devamını Okuyun

“Theseus’un Gemisi” Paradoksu ve Kimlik Sorunu/Enver KARAHAN

Kişisel özdeşlik sorunu ‘’ben kimim?’’ sorusunun felsefi literatürdeki karşılığıdır. Değişim ve süreklilik kavramları üzerinden konuyu ele aldığımızda, daha farklı düşünceler üretmemize olanak sağlamaktadır. Bir paradoks üzerinden konuya farklı bir zenginlik kazandırmak istersek ‘’Theseus’un Gemisi’’ üzerinden ilerleyebiliriz.

Devamını Okuyun

Modernin Temsili Olarak Kentler, Yazarlar/Erinç BÜYÜKAŞIK

Modern anlamda kent olgusuna 19. yüzyılın ilk çeyreğinden bugüne dek kent farklı açılardan ve disiplinlerden bakılmış, kurmaca metnin çoğu kez başat mekan ögesini belirleyen ve edebiyattan sosyolojiye,kent sakinlerine farklı kavramsallaştırmalar üzerinden tartışılmıştır kent ve yazar ilişkisi.

Devamını Okuyun

Edgar Allen Poe ve Düşün İzinde Okumalar/Emrecan DOĞAN

“Düşlerin tek gerçeklik olduğuna inananlara adanmıştır.” Poe tüm hayatını bu sözün minvali üzerine yaşamıştır. Elbette 200 sene evvel yaşamış birisi için kesin konuşmak mümkün değil. Bakın, bu yüzden ilk başta vardığım kesin yargıyı şimdi unutalım. Çünkü onun için çok farklı dedikodular da vardır.

Devamını Okuyun

Fay Hattından Edebiyata Düşenler 2/Erinç BÜYÜKAŞIK*

İnsanın depremlerdeki tüm eylemleri, içgüdüsel davranışları, hayatta kalmak adına kaçış istemi ve birbirinin kurtarıcısı olabilme ve olamama halleri veya insanın ikileminlerine dair söz konusu edebi yaratılardaki kimi örneklere şu şekilde de yer vermek mümkündür. Engin Geçtan’ın “Karabasan” öyküsünde bu gerçeklik şu ifadelerle yansır. “Yardım edin,” diye bağırmasına karşın merdivenlerde kaçarak yanından geçenler yardımda bulunmuyorlar (Engin, G. Geç Kalan Öyküler, Öykü, “Karabasan,” Remzi Kitabevi, İstanbul, 2002, ss:149-159).

Devamını Okuyun

Fay Hattından Edebiyata Düşenler 1/Erinç BÜYÜKAŞIK*

Yıkımlar, ölümler ve ağıtlar coğrafyasında depremin ardından yazılan her yazının öfke ve çaresizliğin anlatıcısı olduğu gerçeğiyle söze başlarken edebiyata ve yazıya düşen fay hatlarını ve bu afetin yazıdaki izdüşümlerini ele almanın ne derece gerekli olduğunu vurgulamalıyız. Sanat ve edebiyatın kolektif acıların dillendirici olduğu bilinciyle Türkçe roman ve öykünün “deprem”gerçekliğini ele alışını irdelemek adına kaleme alınan bu metin tam da tanıklıkların yazarca izdüşümlerini ortaya koyarken depremler coğrafyasında düşünsel, siyasal fay kırıklarımızı da yansıtan birçok romanın izinde yapabileceğimiz bir yolculuğun acılara “yazgıcı” yaklaşımların ötesinde daha sorgulayan hatta şekillendirebileceğini düşünme olanağı verdiğini ifade edebiliriz.

Devamını Okuyun