Mesleki Hırsızlık Eğitimi/Ümit Ahmet DUMAN

Bir gün yazılarımı dergiye hazırlama, öykülerimin yayınlanmadan önceki son durumlarını gözden geçirme hummalı çalışmalarım arasında, bilenler bilir motivasyonunuzu bozduğundan bizi başka mecralara atan yolumuzdan saptırdığı için pek duymak istemediğimiz telefonum çaldı. “Abi rahatsız ediyorum, çok özür diliyorum, senden bir ricam olacak.“. “Buyur kardeş ne istediğini bilmiyorum ama hangi konuda olacaksa elimden geleni yapar, yardımcı olurum. Buyur“ dedim. “Estağfurullah abi son günlerde Aziz Nesin’den çok seni okur olduk. Abi ben sanat eserlerine çok düşkünüm gittiğim tüm müzelerin duvar resimleri benim olsa gözüm doymayacak gibi, hepsi olmasa da en azından bir kaçı olsa fena mı olur diye düşündüm. Senden ricam hikayelerinde adı geçen Murat ve ekibi senin hayalin mi gerçek mi? “

“Hayalden bu kadar konu yaratılır mı sence, o kadar kolay mı ki kurgu yapmak. Hepsi anlı, canlı ve hatta şanlı yaşanmış hikayeler, o nedenle size de geçiyor ve seviyorsunuz. Tabii ki bir konu kaynağım var. Bir de hayatımın çoğunluğunu, boş vakitlerimi Hacı Hüsrev’de geçiriyorum. İnanmayacaksın ama ilk günlerim de beni bile dolandırdılar. Onların doğasında var. İşte bu olay sonrası tanıdım Murat’ı ve arkadaşlarını.“ “Tamam abi, tam da düşündüğüm gibi bu Murat abiyle görüşmek, mesleği hakkındaki incelikleri öğrenmek istiyorum. Adresini vermende bir sakınca yoksa rica edeyim.“ “Tamamdır ama seni ben tanıştırsam daha iyi olur, ondan sonra sen stajına devam eder yolunu yordamını, inceliklerini öğrenirsin mesleğin. Yolun açık olsun.“ dedim.

Fazla gecikmeden ilk hafta sonu buluşma yerimiz her zamanki kahvemizdi. Ekibi tanıştırdım ve ilginç olur diye görüşmelerine katılma talebimi olumlu karşılamalarına içten teşekkürlerimi ederek derse başladık. Murat genel projelerinden zaten benim öykülerimden aşina oldukları için kısa kısa hatırlatmalarla üzerinden geçti. Sonrasında devamla,“Şimdi sıra istediğiniz özel müze soygununa gelelim. Tek şartım bu yapacaklarınızı ülke dışında yapmanız. Anlaştık mı? “Nuri yanında kız arkadaşı ve iki arkadaşıyla merakla dinledikleri Murat’a samimi bir şekilde sağ elini kalbine götürerek “Tamamdır Murat abi, sizin ilkeleriniz bizim de ilkelerimiz olacak çapulcu hırsız değil, insaflı dolandırıcı olacağız. Buna kendim ve arkadaşlarım adına yemin ederim. “ dedi.

Murat o zaman “ufak ufak konuşmaya geçebiliriz, arkadaşlar öncelikle başlarda Doğu Avrupa ülkelerini seçmenizi, biraz deneyim kazandığınızda diğer Fransa, İngiltere, ABD gibi müzelere çıkartma yapmanızı öneriririm. “, Nuri, “Abi biz de zaten ufak ufak büyümeyi kolaydan zora geçmeyi planlıyoruz. “dedi. “Dersin ikincisi mutlaka ve mutlaka erketeniz hatta erketeleriniz size eşlik edecek, ikisi olay anında bina çevresinde nöbette dururken, olay yerinde de işlemi yapanın yanında birine ihtiyaç var. Bunun kız olmasında yarar var. Siz tabi şanslısınız, biz zamanında manita yapamadık. “ dedi. “Abi merak etme manitam bizlerden çok seviyor resimleri, Türkiye de gitmediği müze, okumadığı özel ressamları anlatan kitap kalmadı. Kütüphane faresi gibi, kütüphanede olduğu zaman kadar okula gitseydi şimdi prof olurdu vallahi.” dedi. 

Murat kaldığı yerden “Şimdi bir başka önemli konu da mevsim, yaz mevsimi gözlemler, plan yapmalar, tatbikatlar için daha uygun olurken operasyonunuz için en önemli zamanlar kış dönemleri. Hem daha sakin olur, hareket az olur işlerinizi daha rahat görürsünüz. Bir de üzerinize giyeceğiniz rahat paltolar, pantolonlar işin bitiminde çok işinize yarayacak. “Nuri heyecanla araya girerek, “Abi atraksiyon silah, kovalamaca, dövüş falan varmı ? yani heyecanda yaşayacak mıyız?” Murat biraz genzini temizleyerek hafif yollu da uyararak, “Filmlerden izlediğiniz sis bombaları, silahlı çatışmaları unutun. Başarı şansınız şiddet ve yıkımla artacağına her zaman dibe vurur. Tek teçhizatınız olmazsa olmaz keskin üçlü efsane Belçika çakısı olmalı.“ “Müze kapalıyken gelmek, geceyarısı operasyonu yapmak, iplerle inmek, sürünerek girmek gibi düşüncelerinizi kafanızdan atın, onlar sadece filmlerin objeleri siz gerçek hayatı yaşayacaksınız. “ Nuri biraz mahçup, “Tamam abi afedersin, çok film izledim de hep öyle şeyler anlatırsınız inancıyla geldim.”

Murat suratını yumuşatarak hafif bir gülümsemeyle derse devam etti,“ Zamanlama da önemli bir başlık, özellikle herkesin olduğu, kalabalık ziyaretçilerin olduğu pik saatlerde değil de daha çok öğle saatlerini tercih edin ki içerdeki bekçi personelde önemli bir azalma olsun.“, “Arabanızla ilgili bir stres yaşamayın neresi olursa olsun ama yakınlarda bir yerde olsun ki hızlıca mekandan ayrılın.“ “Başlangıçta da söylediğim gibi yalnız olmayın mutlaka size erketecilik görevi yapacak bir suç ortağınız ya da ortaklarınız müze içinde olsun.“, “Biraz tuhaf ama kapı girişinden biletinizi alın ve herkes gibi girin.En azından beş on kez sadece etrafı gözlemlemek, planı kafanıza yazmak için müzeye gelmelisiniz. İçeri girdiğinizde ziyaretçi akışını, güvenlik kameralarını ve konumlarını, korumaların oturur vaziyette mi kaldıklarına yoksa zaman zaman aralarda yürüyerek volta atıp atmadıklarına göz atarak kontrol edin. Tekrar ediyorum ama oldukça önemli, yanınızda tek silahınız İsviçre çakısı olsun. Az sonra yararını kullanım yerini anlatacağım.“

“Genellikle tek girişi olan, güvenlik kamerası olmayan, hatta bekçisi olmayan galerileri tercih edin. Tecrübelerimize göre küçük müzelerde bu tarz galeriler bulma olasılığınız çok yüksek.“. “Gelelim seçeceğiniz objeye, ya da resme. Obje büyüklüğünün pantolon ya da palto içine sığdırabileceğiniz büyüklükte, gözünüzde canlandırın diye bir tuğla büyüklüğünde, resimlerin ise orta boy bir pizza kutusunu geçmemesi ilk işlerinizde yararlı olacaktır, tabii ki sevdiğiniz estetik çekiciliği olan bir resim olması da diğer bir önemli ayrıntı olmalı.” “Sizin de belirttiğiniz gibi gözünüzdeki ışıktan sevmediğiniz bir nesneyi çalacak kadar aptal olmadığınızı anlıyorum.”

“Şimdi gelelim iç detaylara oda partnerinizi giriş bölümüne yerleştirin. Aranızda tehlike anının yaklaşması anında bir işaret sesi belirleyin. İki kez öksürük falan gibi. “ “İçerdeki tüm ziyaretçiler çıkana dek çok ilgiliymiş gibi resimlere tek tek detaylıca bakın. Kimse kalmadığında gözünüze kestirdiğiniz, boyutlarında kendinizle hemfikir olduğunuzun yanında bitin.“ “Unutmayın parça bir vitrin içinde koruma altında ise vitrin civatalarla kapalıdır. Bundan derhal vazgeçin işiniz zaman alabilir, kısmet değilmiş diyerek ondan ayrılın.“ “Bunun yerine silikonlu kutu korumaları bulmaya seçmeye yönelin.” “Genel tecrübemiz bu kutu camlarının kapatılması temperli camla ya da pleksiglas şeffaf akriliktendir, bu nedenle genellikle kenarlarından silikonla yapıştırılır.

Tecrübeyle sabittir ki tamamlanmış bir silikon diliminin güzelliği, panellerin bir elin içinden geçmesine yetecek kadar esnemesine izin vermesidir “ “İşte şimdi sıra geldi İsviçre bıçağımıza, sivri ucuyla yatay ve dikey usta bir cerrah misali minik bir kaç kesi atmanız kutuyu gevşetecektir.” “Tam bu sırada partneriniz öksürürse, kesmeyi bırakın ve panelleri birbirine doğru itin. İçeri giren ister bir bekçi, ister bir turist olsun, yerlerinizi terk edin ve odadaki çeşitli eserlere dalgın dalgın bakın. galerinin tekrar boşalmasına izin verin, ardından işe geri dönün. Bazen doğal olarak bu ve benzeri hiç aklımıza gelmeyen türde iki veya üç kesinti olacaktır. Bir odada şüphe uyandıracak kadar uzun süre kalmayın. Maksimum süre 15 dakika kadardır. Çok fazla gelip giden varsa, denemeyi bırakın. başka bir odayı, başka bir günü veya başka bir müzeyi deneyin.” “Her şey yolunda gidiyorsa istediğiniz parçayı kavrayın ve boşluktan sıyırın. 

Şimdi, paltonuzu bir kenara bırakın ve nesneyi pantolonunuzun beline, sırtınızın küçük kısmından sıkıca sokun. resmin üzerini örtecek şekilde ceketinizi yeniden giyin. Hafif bir şişkinlik olacak ama kimsenin yüzüne bakmaz, huzurlu bir müze daha gezmenin mutluluğunu suratınıza yerleştirmiş olarak çıkarsanız, sizi kimsenin fark etmeyeceğine dair her türlü garantiyi veririm.” “Çerçeve sökme takma çıkarma konularında ustalaşmanız için mutlaka bir çerçeve işinde en az üç beş ay pratik yapmalı çalışmalısınız. Ha unutmadan bir de bir galeride müzede kısa bir süre bekçilik görevi yapmanız size bekçi psikolojisi, nerelere, kimlere dikkat edeceğiniz konularında deneyim kazandırır. 

"İyi bir hırsız olacaksanız karşınıza çıkan tüm fonksiyonların yerinde olmayı deneyimlemelisiniz ki başarı ardından gelsin.” “Resmi çıkardınız, pantalon içine soktunuz, gizlediniz ama takdir edersiniz ki sizi bekleyen sıradaki ikinci sorununuz çerçeveye ne yapacağınız. Yapacak vaktiniz yoksa boş olarak duvara aynı yerine koyarak oradan hızla ayrılabilirsiniz. Ama kesinlikle unutmayın ki, çerçevesiz bir tablo yeni doğmuş bir bebek kadar savunmasızdır. Neyse kaldığımız yerden devam edecek olursak son derece dikkatli bir şekilde, resmi arkanıza, gömleğiniz ve paltonuzun arasına yumuşak bir şekilde yerleştirin.” “Şimdi partnerinizle birlikte müzeden hızlıca ayrılın. Eylemleriniz ne kadar gizli olursa olsun, hırsızlık muhtemelen hızlı bir şekilde fark edilecek ve acil bir müdahaleyi tetikleyecektir. Belki polis aranacak, belki müze kilitlenebilecek ve küçük bir ihtimal de olsa tüm ziyaretçiler aranabilecek.”

“Müzenin ana çıkışına gidin, ancak yaklaşan polis sirenlerini duysanız bile, özellikle de o sırada müzenin içinde veya dışında da olsanız kesinlikle koşmayın. Sakince evden çıkmışsınız gibi arabanıza yürüyün, çalınan eseri telaşsız yavaşça bagaja koyun ve aracınızı sürün. Hızlıca alanı terkedin. Hızlıca derken hız yapmayın. Çünkü şu anda ihtiyacın olan son şey bir polis tarafından durdurulmak. Evinize vardığınızda, eseri kimsenin yanlışlıkla göremeyeceği bir yere koymayı unutmayın. Ganimetlerinizi saklayabileceğiniz ve her zaman kilitli tutabileceğiniz, çaldıklarınızı saklayabileceğiniz evinizin bir odası olsun.” “Çalınan artık sizin olan eserinize doyasıya hayranlıkla bakın, zaten satmak niyetinde değilsiniz, ilk cümleniz tüm eserleri seviyoruz, hepsi benim olmasını istiyorum demiştiniz değil mi? Yapmamanızı önereceğimiz, bu objeyi kesinlikle satmamanız. Şunu kulağınızın kenarına değil östaki borunuza yazın ki, çalıntı bir parçayı para karşılığında satmaya çalıştığınızda enselenmenizin garanti olduğunda tüm camiamız hemfikirdir. Biliyorsunuz, siz varsanız panzehiriniz sanat eseri hırsızlığında uzmanlaşmış polis dedektifleri de var, hırsızlığı ortaya çıkarmak için eğitilir ve sizi enselerler

 Nakite ihtiyacınız varsa mutlaka ya başka bir alanda iş yapın, ya da yasal bir iş bulun. Bir süre kendinizin ve olayın umutulması kadar sessizliğe bürünün.“ “Sosyal veya ahlaki vicdandan kurtulmalısınız, bu nedenle sürekli kendinize yaptığınız hareketlerinizi haklı çıkarmak için bir sebep bulmalısınız. Kendinizi bir sanat hırsızından ziyade, başyapıtları rahatsız edici ve kalabalık sınırlardan özgür kılan bir kurtarıcı olarak gördüğünüzü kendinize her gün tekrarlayın. 

Bu şekilde, modern toplumun mucizelerinden biri olan ve toplumsal mirasın paha biçilmez eserlerine halkın erişimini sağlayan bir müzeden hırsızlık yapmak sizi hiç rahatsız etmeyecektir.” “Ayrıca, pek fazla arkadaş edinmeyin, edinseniz de eviniz de ağırlamamaya özen gösterin. Gelirlerse de az önce bahsettiğimiz gizli odanın anahtarını neredeyse hatırlayamayacağınız özel bir yerde saklayın ki o oda size özel kalsın. Ha bir akrabanızla sıkı fıkı olmamanız ve tamirciye ihtiyaç duymamanız risklerinizi tamamıyle minimize edecektir.” “Yıllarca hapiste kalmanız. ayrıca ömür boyu sabıka kaydınız olması gibi can sıkıcı ve riskli durumlarla karşılaşmaktan kaçınmak niyetindeyseniz, sabahtan beridir anlattıklarım yerine eseri müzede bırakabilir ve istediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz. Size şimdiden kolaylıklar dilerim. Küçük bir şartım daha var. Bu bilgi nasıl ki bende kalmadıysa sizin de bu günden itibaren yaşayacağınız deneyimlerinizin iyi kötü yönlerini mutlaka meraklı sanatsever gençlere aktarmanız.”